Ünlü Biriyle Olmak 1

Her sey Hasanin ben gazete okurken onun resmine bakarken “Ben de bu hatuna hastayim iste be!” demesiyle basladi. Metin icerden seslendi “Sen tum hatunlara hastasin Allahin abazasi, kimmis bakalim bu simdi”. Hasan gazeteyi elimden kaptigi gibi Metinin yanina kostu ve resmi gosterdi. “Bu hatuna hasta olunmaz mi yaa” dedi. Metin de resmi gorunce “Abi desene onun oldugunu, ben de hastayim bu hatuna” dedi. Ben araya girdim “Hop beyler, yavas olun, o benim bir kere, kimse sulanmasin ona” dedim. Hasanla Metin gulduler, Metin “Sen boyle bir hatunu ruyanda bile zor bulursun kocum, hadi ise devam, sonra patron agzimiza sicar” dedi. Ben, Hasan ve Metin bir tekstil atelyesinde isci olarak calisiyorduk. Is disinda pek takilmasak da iste muhabbetimiz bayagi iyiydi. Hicbirimizin kiz arkadasi yoktu, kimi abaza muhabbetinin dibini vururduk. Iste o gun anladik ki hepimizin fantazilerini susleyen kadin ayniydi. O unlu bir pop yildiziydi. Ancak sesinden cok fizigi ile dikkat cekiyordu. Baska unlulerle birliktelikleri de gundemdeydi surekli. Yaptigi muzik turunu begenmedigim halde sirf onun icin bir keresinde konserine gitmistim. Konserde giydigi kiyafetlerde cok tahrik ediciydi dogrusu. 1.70 boylarinda, ince yapili, masum yuzlu bir hatundu o. Yanliz gogusleri ve bacaklari gercekten harikaydilar. Zaten o da bu guzelliklerini katildigi TV programlari ve konserlerinde sergilemekten art kalmazdi. Sirf album kapagindaki resimleri icin kasedini almistim. Ne guzel resimlerdi onlar. O gunden sonra ara ara Hasan ve Metinle onun muhabbetini yapiyorduk. Onunla beraber olmanin nasil super bisey olabilecegini konusuyor, vucudunun nasil tas gibi oldugundan falan bahsediyorduk. Birgun evde TV seyrederken bir filme takildim. Filmde 4 arkadas hastasi olduklari bir unlu yildizi kacirip, ırak bir yere goturuyorlar, daha sonra onunla beraber oluyorlardi. Bu benim aklima kotu kotu seyler getirmeye basladi. Yarin Hasanla Metinin agizlarini arayacaktim.

Ertesi gun iste, aş molasinda 3 arkadas otururken “Var misiniz bizim hatunu becermeye” dedim. Hasan bana bakti “Tabi abi, hatun da zaten bacaklarini acmis bizi bekliyomus” dedi. Ben “Yahu ben cok ciddiyim, istemez misiniz boyle birsey” dedim. Metin “Kardesim kim istemez oyle bir hatunu duzmeyi de, olmayacak duaya niye amin diyelim” dedi. Ben de bu sefer “Eger bir seyi cok istersen ve uzerinde cok calisirsan olur hocam, sen niyetini soyle yeter” dedim. Hasan “Sen agzindaki baklayi bir cikartsana bakalim, soyle ne soyleyeceksen” dedi. Ben soyle bir etrafa bakindiktan sonra “Arkadaslar, biz bu hatunu kacirabiliriz” dedim. Metin “Sen kafayi yemissin oglum, nasil kaciracagiz o kadar unlu birini Istanbulun ortasinda” dedim. Ben “Ben size ne dedim, bir seyi cok istersen ve uzerinde cok calisirsan olur, bunlar sizin icin tamam mi?” dedim. Metin soyle bir soluklanip “Abi basarsak super bisey olur ama isin ucunda hapislerde surunmek var biliyorsun”. Ben “Herseyi iyice dusunursek, planlarsak ve hata yapmazsak bisey olmaz hocam merak etme” dedim. Hasan “Eee anlat o vakit bakalim nasil olacak bu is?” dedi. Ben “Simdi olmaz isten sonra bir kahveye gidip isin detaylarini konusabiliriz, var misiniz onu soyleyin” dedim. Hasanla Metin birbirlerine baktilar. Hasan “Varim ulan, o hatun icin risk almaya deger” dedi. Metin de “Tamam ben de varim, ama plan aklima yatmazsa beni unutun ona gore” dedi. Ben “Tamam anlastik, isten sonra kahvede konusuyoruz” dedim ve ucumuz de islerimize art donduk. Aslinda planin kabasi benim kafamda olusmustu, sadece bazi detaylari halletmek gerekliydi. Isten sonra civardaki bir kahvehaneye gittik, kendimize birer cay soyleyip konusmaya basladik.

Ben: Simdi beyler, herseyden once bu is basit degil, en küçük bir hatada kendimizi hapiste bulabiliriz, ona gore plani beraber sekillendirecegiz, benim kafamda zaten biseyler var, siz herhangi bir noktaya takildiginizda, konusalim, puruz kalmasin, tamam mi?

Hasan: Tamam abi, hadi anlat neymis planin?

Metin: Evet abi, anlat sen.

Ben: Simdi plan asamalardan oluyor. Birinci asama hazirlik. Bu asamada hatunun nerede oturdugunu, gunluk rutin faaliyetlerini, oturdugu yerin guvenliginin nasil oldugunu, isi hangi saatte ve nasil yapmanin müsait olacagini tespit edecegiz. Bir yandan da kacirmak icin lüzumlu seyleri toparlayacagiz ve kacirdiktan sonra goturecegimiz yeri hazirlayacagiz. Ikinci asama kacirma safhasi. Hazirlik asamasinda planladigimiz herseyi teker teker uygulayacagiz burada. Ucuncu asama ise keyifli bir asama olacak umarim hepimiz icin. Dorduncu asama ise hatunla isimiz bittikten sonra art goturme asamamiz olacak.

Hasan: Tamam asamalari anladim da, kacirma isi nasil olacak, hatun deliler gibi direnecek, dunyayi ayaga kaldiracak. Sehrin ortasinda onu nasil kimselere gorunmeden goturecegiz.

Ben: Metin, sen laboratuvar bolumunde calisiyorsun, orada bildigim kadariyla eter olacak. Biraz asirabilir misin oradan?

Metin: Kolay, istediginiz kadar getirebilirim.

Ben: Guzel, tahmin ettiginiz uzere hatunla karsilasir karsilasmaz, eter koklatip bayiltacagiz. Bu art kalan isleri daha basit halletmemizi saglayacak.

Hasan: Tamam bu iyi. Yanliz yine de cok basit olmayacak evine girmek falan.

Ben: Abi sen daha once bir anahtarcida calismistin, kapilari acamamizi saglayabilirsin diye dusunuyorum.

Hasan: Valla kilidine gore degisir, bilemiyorum.

Ben: Tamam, evinin yerini tesbit edince kilitleri de inceleme sansimiz olur. Ben internetten evinin adresini arastiracagim. Daha sonra hatunu takip etmeye baslayacagiz bir sure. Eve kim geliyo, kim gidiyor, evde yanliz yakalayabilir miyiz? Bu isler icin senin kulustur otomobil bayagi isimize yariyacak Hasan

Hasan: Kulustur mulustur ama, canavar gibidir benim arabam hic merak etmeyin.

Ben: Ben de bizim amcamlarin Siledeki yazliklarini adam edecegim. Gayet iyi bir yerde, etrafinda hicbir ev, yazlik falan yok, hatunu oraya goturebiliriz.

Metin: Ulan bu is olacak mi ne, ben simdiden heyecanlanmaya basladim.

Ben: Durun bakalim, daha uzerinde konusulacak cok detay var, simdi…

O aksam iki saaten çok konustuk. Eger isler planladigimiz gibi yururse, bu isi halledebilecektik. Ertesi gun herkes ise giristi. Ben internetten hatunun adresini buldum. Bahceli mustakil bir evde oturuyordu. Metin de laboratuvardan bir sise eteri asirmisti bile. Hasan da benim verdigim adreste kilitlerle ilgili arastirmasina giristi. Sansliydik, kilitler Hasanin kolayca halledebilecegi cinstendi. Hasanla Metin hatunu takip etme isini aldilar, ben de Sileye gidip, yazliga ceki duzen verdim, biraz erzak falan goturdum. Cok çok dikkat cekmememik icin hazirlik zamanini bayagi uzun tuttuk, hem bu arada hatunu ne vakit alabilecegimizi de tesbit etmis oldu. Yalniz kaliyordu. Kimi aksamlari arkasdaslari ile cikiyor, kimi de arkadaslari evine geliyorlardi. Ama genelde gordugumuz persembe aksamlarini evde geciriyordu. Ve saat aksam 11 olmadan yatiyordu. Yatarken evin diger isiklarini acik birakiyor, sadece döşek odasinin isigini sonduruyordu. Kahvehanedeki bulusmamizdan tam 2 ay, 8 gun sonra isi gerceklestirmeye karar verdik. Hersey hazirdi, aksam 11.30 gibi eve girecek (cok gec saatte ortalikta dolasmamiz iyi olmaz diye geceyarisindan once harekete gecmeye karar vermistik), hatunu bayiltip gorunmeden arabaya goturecek, oradan da direk Silenin yolunu tutacaktik. Bu arada ben eter ile ilgili de biraz internette arastirma yaptim. Pamuga ne kadar dokmem gerektigini, ne kadar sure koklatacagimi, ve bunun onu ne kadar sure baygin tutacagini biliyordum Saat 10.00 gibi herseyi yine konustuktan sonra benim evden ciktik. Hepimiz cok heyecanliydik, basit degil isin ucunda tas gibi bir hatun, ya da hapis vardi. Saat 10.35 gibi hatunu bulundugu siteye girmistik. Onun evine olabildince yakin bir yere arabayi parkedip beklemeye basladik. Gercektende saat 10.45 gibi döşek odasinin isigi sondu. Diger isiklar yaniyordu ama biz onun uykuya yattigini biliyorduk. Saat 11.25 gibi etrafi da iyice kolacan ettikten sonra sessizce arabadan ciktik. Hasanin elinde kiliti acmak icin lüzumlu seyler vardi. Ben eter ve pamugu ceketin cebine koymustum. Kapiya vardik. Allahtan kapi golgede kaliyordu, cok yakindan bakmadikca gorulme ihtimalimiz yoktu. Hasan sessizce ise koyuldu, yaklasik 2-3 dakika sonra kapi acilmisti. Buraya kadar cok iyi gidiyordu. Daha sonra sessizce hepimiz iceri suzulduk. Döşek odasi koridorun en sonunda soldaki odaydi. Yavasca giderken, sag taraftaki salonda ayak sesleri isittim. Derhal sessiz olun hareketi yaparak bizimkiler!

i durdurdum. Yavasca salon kapisina yaklastim ve goz ucuyla iceri baktim. Yanilmistik. Henuz uyumamisti, ama isin ilginci sesimizi de duymamisti. Ayakta bir yandan soda gibi bir sey iciyor, bir yandan masanin uzerindeki bir dergiye goz gezdiriyordu. Ve inanilmaz seksiydi. Uzerinde hertarafi dekolteli bir gecelik vardi. Gogus kismindaki dekolte nerdeyse karin kismina kadar geliyor, yandan bakildiginda nerdeyse gogus uclari gorunecek kadar gogoslerini acikta birakiyordu. Ve geceligin alti dizlerini bir karis ustunde bitiyor, bacaklari butun guzelligiyle gorunuyordu. Sersem Hasan merakindan derhal pesimden gelmeye calisti, ancak ayagi yerdeki sus esyalarindan birine takildi, sanirim vazo gibi birseydi ve vazo gurultuyle devrildi. Sesle birlikye ben derhal kafami iceri cektim. Hatun “Kim var orda, Tayfun sen mi geldin, ne isin var burda” dedi. Urkmustu sanirim, uzaktan seslenmeye devam etti “Kim var orda dedim, polis cagiricagim simdi” dedi. Arkadaslarla birbirimize baktik, donmustuk sanki. Telefon tuslama sesini duyar duymaz saklandigim yerden firlayim salona daldim, Hasanla Metin de beni takip ettiler. Hatunun bizi gorur gormez ilk tepkisi telefonu atip pencereye dogru kosmak oldu. Bir yandan “Imdat, yardin edin” diye bagiriyordu. Pencereye ulasamadan hatunu yakaladim, sol elimle belinden kavrayip kendime cektim, sag elimle de agzini sikica kapadim. Vucudu harika kokuyordu, arkadan sikica sarildigim icin sicakligini hissedebiliyordum, guzel dudaklari da ellerimin altindaydi. Tahrik olmustum. Hatun çılgın gibi direniyor, ellerimden kurtulmaya, bagirmaya calisiyor, tekmeler atiyordu, ama arkadaslarda yardima geldiler. Hasan ellerini tuttu, Metin bacaklarini kavradi. Ben “Tamam yavrum sakin ol, seni incitmeyecegiz” dedim. Ama o inliyor, elimizden kurtulmaya calisiyordu. Ancak 3 yetiskin erkegin kucaginda acikcasi cok çok sansi yoktu. Ben artik yavas yavas eterin vakti geldi diye dusunurken, ani kapi caldi, disardan bir erkek ses “Hanfendi iyi misiniz?” diye seslendi. Bir anda arkadaslarla birbirimize baktik, simdi yanmistik. Hatun da kapidan gelen sesi duyunca umitlenmis, inlemelerini ve cirpinislarini iyice arttirmisti.

Hasan: Naapicaz simdi? Mahfolduk.

Metin: Hatunu birakip kacalim hemen

Ben: Durun panik yapmayin. Metin sen su ara kapiyi kapat, hatunun sesi kapiya gitmesin.

Metin derhal salonun ara kapisini kapadi. Art geldi.

Ben: Oncelikle su hatunu bir bayiltalim, sonra disaridaki meseleyi hallederiz. Metin, cebimden eter ve pamugu cikart

Hatun eter ve pamuk lafini duyunca iyiden iyiye direnmeye basladi. Basina gelecegi anlamisti. Ben ve Hasan zor zaptediyorduk. Metin cebimden eter sisesi ve buyukce bir parca pamuk parcasini cikartti.

Ben: Simdi pamuga benim sisenin uzerine cizdigim cizgiye kadar eteri dok. Sonra bana getir.

Metin sisenin kapagini acti, dedigim kadar eteri pamugun uzerine doktu. Hatun bu arada caresizlikle olanlari izliyor, etrafina yardim isteyen bakislarla bakiyordu. Bu arada disardaki adam bir daha seslendi: “Iyi misiniz?”

Ben hizli bir hareketle sag elimle pamugu kapip, hatunun agiz ve burun kismina`bastirdim. Hatun ne oldugunu anlayamamis, agzinin acik oldugu kisa sureyi kullanamamisti. Bagirmaya calisti, ancak simdi de agzini pamukla kapatiyordum. Simdi ilacin kokusunu almis, basini saga sola kacirmaya calisiyordu. Ancak ben pamugu agzina siki sekilde bastirdigim icin hicbir faydasi yoktu. Kulagina “Tamam bebegim,direnmeyi birak, kokla ve rahatla, guzel bir uyku kötü olmaz mi?” dedim. O ise inliyordu, sonra nefesini tuttugunu farkettim. “Nereye kadar tutacaksin nefesini bebegim” dedim ve sol elimi geceliginin dekoltesinden iceri sokup sag gogsunu kuvvetlice siktim. O ise aciyla inledi ve mecburen derin bir soluk daha almak zorunda kaldi. Gogsu inanilmaz guzeldi, canlı ve buyukceydi. Yavas yavas eter etkisini gostermeye baslamis, direnisi zayiflamisti. Son bir cabayla butun vucuduyla direnise gecti, ellerini ve kollarini Hasandan kurtarmaya calisti, bacaklariyla da Metini tekmelemeyi denedi, ben “Siki tutun, az kaldi, bayiliyor” dedim. Bir yandan da sol elimle sag gogsunu sikmaya devam ediyordum. Hepimiz hatunu daha kuvvetlice tuttuk. Son cabalari da yarar etmemis, bu arada harcadigi enerjiden dolayi onu bayiltmayi kolaylastiracak iki derin soluk daha almak zorunda kalmisti. Artik direnisi bilincli olmaktan cok, refleksler seklindeydi. Gozleri de kapaniyordu. Basini itiraz fiyat gibi saga sola oynatti, son bir derin bir inlemeyle beraber kollarimizda hareketsiz kaldi. Uykuda kalmasi gereken sureye gore bir iki saniye daha pamugu agzinda tuttum. Daha sonra yavas yavas pamugu agzindan cektim. Hafif hafif soluk alip veriyordu. Hasan fisidayarak “Bayildi sonunda” dedi. Ben “Simdi su kapinin disindaki isimize bakalim” dedim.

Durum oldukca tehlikeliydi. Disardaki adam icerde olan biteni anladiysa yanmistik, polise havadis, bilgi, salık verebilirdi. “Hatunu su kanepenin uzerine yatiralim” dedim. Demin butun kuvvetiyle elimizde cirpinan vucudu simdi gevsemisti. Kucagimizda kanepeye tasiyip yavasca yatirdik. Vucudu muhtesem gozukuyordu. Ufacik geceligi altinda gogusleri uclari haric komple ortadaydi, demin elledigim icin artik rahatca silikon olmadiklarini soyleyebilirdim. Cunku basinda gogusleri ile ilgili haberler vardi, o kadar carpici, guzel ve diriydiler ki goguslerinin silikon oldugu haberleri cikmisti. Ama artik ben gercek olduklarini biliyordum. Bacaklari da kasiklarina kadar tum ihtisamiyla ortadaydi. Gercekten inanilmaz bir manzaraydi. Ama once halletmemmiz gereken bir is vardi. “Kapinin gozetleme deliginden bakalim, yavas yavas gelin” dedim. Cok sessizce kapiya dogru gittik. Kapinin deliginden disari baktim. Disarda 50 yaslarinda bir adam duruyordu. Tam o sirada yine o yaslarda bir kadin geldi adamin yanina.

Kadin: Ne olmus anlayabildin mi?

Adam: Bilmemki hic ses yok, seslendim ama, yanıt veren olmadi.

Kadin: Hadi gel eve gidelim, gecenin bir saatinde ne isimiz var elalemin kapisinda

Adam: Ya icerde bir sorun varsa, kadina bir sey olduysa.

Kadin: Ne olacak, televizyonun sesini cok acmistir, ses ondan gelmistir. Hem sen amma dusunuyorsun elin kadini. Zaten ona nasil baktigini gormedim zannetme. Hadi sinir etme beni de gel iceriye

Adam: Hayret bir seysin be kadin, tamam geldim, Allah Allah.

Adam kadini ardindan soylene soylene koridorun oteki tarafina dogru yurudu ve goruntuden kayboldu. Daha sonra kapanan kapinin sesini duyduk.

Ben: Ucuz atlattik arkadaslar, adam gitti

Hasan: Emin misin abi, yakalandik diye acaip korktum

Ben: Gitti eminim ama bir sure bekleyelim, unutsunlar olayi, sonra cikariz

Metin: Hadi hatunun yanina gidelim, bir terslik olmasin

Tekrar salona donduk. Hatun kanepenin uzerinde baygin yatiyordu.

Hasan: Ne kadar sonra cikacagiz?

Ben: Soyle bir 20-30 dakika gecsin, oyle cikariz.

Hasan: O vakit yavas yavas ise baslasak

Bir yandan hatunun bacaklarini oksuyordu.

Ben: Sen kafayi mi yedin, burda olmaz, mumkun oldugunca az iz birakip burdan gitmeliyiz

Metin: Adam hakli, çabuk etme, ona da sira istikbal

Hasan: Abi nasil çabuk etme, su hatuna bir baksaniza, kendimi zor tutuyorum, bu ne guzellik be. Ama neyse, siz haklisiniz galiba, biraz disimizi sikalim, sonra mukafatimizi aliriz

Hasan: Harbiden hatun televizyonda gozuktugunden de cok guzelmis, tas abi tas, inanamiyorum boyle bir hatunla sevisebilecegime.

Ben: Herhalde oglum, bu ise niye giristik. Ama aman dikkat, sakin bir dikkatsizlik yapmayalim, isler iyi gidiyor.

Beklemeye basladik. Arada kapiyi ve pencereden disariyi denetim ediyorduk bir sorun var mi diye. Her sey yolunda gidiyordu. Hatun daha kendine gelmemisti ve verdigimiz etere gore bir sure daha baygin kalacakti. 12 ye dogru yavas yavas hareketlendik. Hasan ve Metin onden ciktilar. Ben hatunu kucagima aldim. Vucudu harika kokuyordu. Hasan ve Metinde tamam isaretini alinca hizli adimlarla ciktim. Ortalik cok tenhaydi. Derhal arabaya gittim, Metin art kapiyi acmisti, hatunu iceriye yerlestirdim. Hasan arabayi calistirdi, ben on koltuga gectim, Metin de art koltukta hatunun yanina oturdu.

Ben: Metin, hatunu oturur pozisyona getirip omzuna yasla, sanki ickiyi cok kacirmis da sizmis gibi olsun, trafikte killanma olmasin

Metin: Tamam

Metin hatunu diklestirip omzuna yatirdi, kolunu da omzuna dayadi, siritip “Nasil kiz arkadasim guzel mi?” dedi. Ben “Cok komiksin be Metin, yanliz senin kiz ardadasi Hasanla ben de dudukluycez birazdan” dedim. Hasan “Hadi gidiyoruz, birakin gevezeligi dedi. Yola koyulduk. Sokaklar tenhaydi. Hasana trafik kurallarina dikkat etmesini soyledim, polise falan bos yere yakalanmamaliydik, hersey mahfolurdu. Sokaklarda tek tuk arabalar vardi, hafta ici oldugu icin kalabalik degildi. Ancak kurallara uyalim diye Hasan yavas gidiyordu, bir turlu cevre yoluna cikamamistik, bir ciksak cevre yoluna rahatlayacaktik. Bu arada yol guzergahindan konusuyorduk, Hasan yolu tanım ediyordum. Bir ara yolun yine ıssız bir kesiminde kirmizi isiga yakalandik. Yesili beklerken ani arkadan Metin “Ahhhh!” diye bagirdi, biz arkaya dondugumuzde Metin hayalarini tutuyordu, hatun ise kapi acip kosmaya basladi.

Ben: Naaptin, cabuk yakalayalim, kosun

Metin: Uyanmis, numara yapiyormus kaltak, tasaklarima vurdu kaltak

Metin hala kivraniyordu. Onu arabada birakip kizin pesine dustuk. Hatun yol kenarindan iceriye dalmisti, bir yandan “Imdat, yardim edin, kaciriyorlar” diye bagiriyordu. Yol kenarinda buyukce bir park vardi, oradan iceri dogru kostu, cok ilerlerden bur öbek insanin sesleri geliyordu, bir öbek gencti, yuksek sesle konusuyorlar, bagiriyorlar, sarki soyluyorlar, ve bizim tarafa dogru yuruyorlardi. Hatun onlara yaklasmadan yakalamaydik. Hasana “Daha hizli, yetismemiz lazim” dedim. Hatun bir yandan kosuyor, bir yandan da yardim cigliklari atiyordu, o da yaklasan grubu farketmisti, sesini onlara duyurmasi kurtulusu demekti. Ancak ilacin etkisiyle olacak, cok hizli kosamiyordu, yetismek uzereydik. Tam sesini gruba duyurabilecek bir yerden bagirmak uzereydi ki, ikimizde yetisip hatunu yakaladik. Ben belinden kavradim, Hasan ise bir kolunu yakalayip sag eliyle hatunun agzini sikica kapatti. Ben “Cabuk surdaki caliliklarin arkasina goturelim” dedim. Hatun tum gucuyle direnmeye calisiyor, bacaklariyla beni tekmeliyor, serbest koluyla Hasanin agzini kapatan elinden kurtulmaya calisiyor, bagirmak icin inliyor, Hasana vuruyordu. Bir yandan da tum vucudu bir yilan gibi kivriliyordu. Ben tekmelerine aldirmaksizin bacaklarindan ve kalcalarindan yakaladim, Hasan da sag eliyle agzini tutmaya devam ederken, sol eliyle gogus bolgesinden kavradi. Hatunu kaldirip, yakindaki caliliklarin arkasina dogru dogru tasimaya basladik. Bir yandan grubun sesleri de yaklasiyordu. Onlar daha bizi gorecek yere gelmeden calilarin arkasina saklanmistik bile. Ancak calilar cok uzun degildi, o yuzden yere yattik, hatunu da bizimle beraber yere yatirdik, ben yine bacak ve kalcalarini tutuyordum, Hasan agzini sikica kapatmisti, ancak hatun oyle bir inliyordu ki birazdan öbek tam yanimizdan gecerken inlemelerini duyma ihtimali vardi.

Hasan: Naapicaz simdi, ya sesini duydularsa, yandik vallaha

Ben: Dur panik yok, sesini duymadilar sanirim, yoksa derhal gelirlerdi, baksana hala sallana sallana geliyorlar. Ama bir iki dakika icinde burada olurlar, o yuzden hatunu yine bayiltmamiz lazim, Allahtan eter ve pamuk yanimda

Hasan: Hadi cabuk ol o vakit

Hatun yine olacaklari anlamis, tum gucuyle elimizden kurtulmaya, sesini duyurmaya calisiyordu. Ama cok siki tutuyorduk, cabalari bosunaydi. Ben derhal elimi cebime atip eteri ve pamugu cikarttim. Bu sefer oncekinden daha cok eteri pamuga doktum, isi saglam tutmaliydim. “Evet bebegim, uyku vakti” diyerek hatunu agiz ve burun kismina bastirdim. Ben pamugu bastirdigimda Hasan da hatunun agzindaki elini cekip hatunu belinden kavradi, kollarini tuttu, ben de yerde uzanarak hatunun kalca ve bacaklari uzerine coktum. Direnisini olabildigince guclestirmistik. Hepimiz yerdeydik, hatun bizim kiskacimizdan kurtulmak icin altimizda debeleniyordu, ancak sadece hafif hafif kipirdanabiliyordu ellerimizde. Yine nefesini tuttugunu farkettim, insanlar gelene kadar ayik kalmaya calisiyordu. Bu arada öbek da oldukca yaklasmisti, sesleri bayagi yakindan geliyordu. Ben “Hasan bu kaltak yine nefesini tutuyor, goguslerine saglamca bir el at bakalim” dedim. Hasan “Zevkle” dedi ve hatunun belindeki sol elini yukariya kaydirarak geceliginin arasinda sokup sag gogsunu kuvvetlice sikti. Hatun aciyla irkilerek inledi ve derin bir soluk almak zorunda kaldi. Ben “Cok guzel, hadi yavrum, bir soluk daha, az kaldi, gevse” dedim. Hatun basini saga sola oynatarak eterli pamuktan kacirmaya calisti, ama ben de pamugu basinin hareketleriyle beraber yerinde tuttugum icin bir faydasi olmamisti. Hasan isini sevmisti, bu sefer hatunu gogus ucunu kuvvetle sikti, hatun yine inledi ve derin bir soluk daha aldi, Hasan hatunun kulagina “Direnmeyi birak ve kokla guzelim, elimizdesin” diye fisildadi. Eter tesirini gostermeye baslamisti, hatunu gozlerini zorlukla acik tutuyordu, inlemeleri de zayiflamisti. “Tamam gidiyor, yanliz artik cok sessiz olalim, adamlar cok yaklasti” dedim. Gercektende 10-15 metre ilerdeydiler, yaklasik 8-10 kisiydiler, geyik yapa yapa yuruyorlardi. Hatun cok yaklastiklari icin son bir direnisle uyanik kalmaya ve sesini duyurmaya calisti, yine altimizda zayifca debelendi, ama artik zaptedilmesi cok kolaydi, iyice siki sikiya tuttuk. öbek calilarin onunde gecerken, hatun derin ve hafif bir inlemeyle elimizde gevsedi, direnisi sona erdi. Bayilmisti. Hasan a baktim, hala hatunun gogsunu mincikliyordu.

Ben: Tamam abi, hatun bayildi, kes minciklamayi hatunu

Hasan: Olsun abi, tas gibiymis memeleri, donuma bosaldim hatunu bayiltirken

Grup uzaklasirken biz yine calilarin arkasinda, ortamizda baygin hatun, bir sure bekledik. Sicacik ve tas gibi vucudu sandvic pozisyonunda aramizdaydi, kokusunu ve sicakligini hissediyorduk. Bir an benim de aklima tam o pozisyona Hasanla beraber orda hatunu becermek geldi, ama kendimi tuttum, cok riskli olabilirdim. Simdi hatunu yine arabaya tasimak icin müsait ani kollamaliydik. 1. bolumun sonu